...insanların birer ruhu vardı, ama birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi. Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu... Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya, - ruhumuzla yaşamaya, - başlıyorduk.
#Kitapalıntısı
s.87
Bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen hiçbir şey yapmadan, bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu? Ahbapça bir selam ve temiz bir gülüş... Ve ben bu anda başka hiçbir şey istemiyordum. Dünyanın en zengin adamıydım. Gözlerimle onu takip ederek mırıldanıyordum: '' Sana teşekkür ederim... Teşekkür ederim!... ''
#Kitapalıntısı
s. 72
Şimdi bilmem ben, kimin içinde ışık var. Kendiminkine bile aldırmam, düşünmem. Sadece kafamın içinden gelen sesle
konuşmaya çalışırım. #Kitapalıntısı
“Bir delinin de kendine ait konuları vardır ve onları bilgelikle dinlemek lazımdır.” #Kitapalıntısı
"Bebek, neden baskaları arabaları ile bize çarpmaya çalışıyorlar?"
"Çünkü mutsuzlar ve mutsuz insanlar acı vermeyi severler, annem."
"Mutlu insan yok mu?"
"Mutluymuş gibi yapan çok insan var"
"Neden?"
"Çünkü utanıyolar, korkuyolar itiraf edecek cesaretleri yok." #Kitapalıntısı