Woody Harrelson ‘ı muhtemelen dünyaya tanıtan film diyebiliriz. Zamanında oldukça sağlam ses getiren, kuvvetli mesajları ve rahatsız edici kurgusu ile zihinlere kazınan bir yapıt. Günümüz dünyası ve medyasında bile anlık şöhret olma çabaları, sosyal medya fenomenleri ve şiddete övgüye pek çok derin ve güzel göndermeleri var filmin.
“Yıkılmasına üzülmüyorum, zaten çöküşteydi, üzüntüm kendini yeniden inşa etmesinden, üzüntüm güçsüzlüğümden, üzüntüm dünyaya gelmiş olmaktan, üzüntüm güneş ışığından.” #alıntı
Birincisi zaten kötüydü. İkincisi ilkini aratacak derecede berbat. Bu filmlere gülmek için gidenleri cidden anlayamıyorum😞
Alışılagelmiş Jim Carrey filmlerinden olmasa da bence en güzellerinden bir tanesi. Ben filmi ilk izlediğimde özellikle ABD toplumunun farklılığa olan önyargıları noktasında kendisini bu kadar derinlemesine eleştirmesini çok beğendim. Geçmişinde nice sabit fikir ve zaman zaman da paranoyaklık derecesinde korkuları olan bir toplum ve o toplum içerisinde yalnız kalmayı göze alan cesur bir adamın başkaldırışı olarak okuyorum bu filmi. Tüm bunları ise hafızasını kaybeden bir savaş gazisi özeline indirgemek de güzel bir buluş olmuş bence.
Bugün TV’de denk geldim. Kendisinin ifadesine göre show business yapmaktaymış. Ne işle uğraştığını çözememiş arkadaşlar bilsin istedim😜